drake94400@hotmail.com:squaresoft
apollo747@ntlworld.com:808000
clcantrelle@gmail.com:wed062202
joshkerr@gmail.com:rrek1209
argonith@gmail.com:ciag123
04.04.2012 uploading.com Premium Account ve Şifresi
drake94400@hotmail.com:squaresoft
apollo747@ntlworld.com:808000
clcantrelle@gmail.com:wed062202
joshkerr@gmail.com:rrek1209
argonith@gmail.com:ciag123
VERİ TABANI
VERİ YAPISINA BAKIŞ?
Bir veri tabanı oluşturduğumuz zaman, verilerin tutulacağı alanlar için gerekli ayarlamaları yapmamız gerekmektedir. Bu yapıda en az bir veri dosyası(Data File) ve bir geçiş dosyası(Transaction Log File) olmalıdır.
VERİ NASIL ve NEREDE DEPOLANIR?
Bir Veri tabanını doğru olarak planlamak için, verilerin SQL Server içinde Inasıl ve nerede depolandığını bilmemiz gerekir.
Tüm veri tabanları bir Primary Data File (birincil veri dosyası), bir veya daha fazla Transaction Log File (geçiş dosyası) içerir. Primary Data dosyalarının tavsiye edilen uzantıları .mdf ve Transaction Log dosyalarının uzantıları .Idfdir.
Ayrıca bir veri tabanı içinde; opsiyonel olarak Secondary Data File lkrc! veri dosyası) olabilir. Bu dosyaların uzantıları da .ndf’dir. Tüm veri dosyaları ve transaction log dosyaları C:\Program Files\Microsoft SQL Server\MSSQL\Data yolunda tutulur.
Bu SQL Server için Default kurulum yoludur. Ancak şekilde görüldüğü gibi raşka bir sürücü içine de kurulabilir.
Veri tabanı oluşturma işlemini; SQL Server Enterprise Manager ile veya SQL Query Analyzer içindeki Transact- SQL komutlarından CREATE DATABASE ile gerçekleştirebiliriz.
Bir veri tabanı oluşturduktan sonra, sırası ile şu işlemler meydana gelir:
Bir Primary Data File (.mdf) ve Transaction Log File (.Idf), veri tabanı için oluşur.
Yeni veri tabanının sahibi (owner) ve oluşturucusu (creator), Master veri tabanını kullanma hakkına sahip olması gerekmektedir.
Veri tabanı oluştururken; veri tabanının adını, özelliklerini ve kaydedileceği yeri belirleme hakkına sahip olunur.
Yeni bir veri tabanı oluştururken, model veri tabanının sistem dosyalarının bir kopyalanırsa, içinde bulunan ayar ve seçenekler geçerli olur.
SQL Server; veri tabanının geri kalan kısımlarını boş sayfalar ile doldurur. SQL Server içinde bir sayfalama yapısı vardır. Disk üzerinde 8 KB’lık bloklarda depolanır ve buna sayfa (page) adı verilir. Diğer bir anlamı da her 1 MB için 128 sayfa tutar (128*8 KB=1024 KB*1 MB). Eğer birden fazla sütun varsa, toplam satır boyutunu hesaplarken bir 9 byte’lık ilave yapalım (row-overhead). Satırlar (rows) sürekli bölünemeyen yapıdadır tek bir satırdaki en fazla miktar 8094 byte’dır.
Bir örnek ile açıklayalım:
iki int, dört char (30) ve bir datetime sütun olsun. Yaklaşık 250.000 kayıdın ne kadarlık yer kaplayacağını hesaplayalım.
1) Toplam satır boyutu=2*4+4*30+1 *8+9 *147 byte
2) Her sayfadaki satır sayısı=8094/147 *55 satır
3) Tablo içindeki sayfa sayısı=250000/55 *4545 sayfa
4) Tablonun boyutu=4545*8 KB=36363 KB veya 36 MB
Bu rakam, indexleme yapılmadan hesaplanmıştır. Aynı veri miktarı için; char(30) veya int türü bir indexlemeye göre %25- %50 oranında bir ilave alan gerekir. Bu yine index türüne göre değişiklik gösterebilir.
Tüm bu hesaplamalar oluşturacağınız veri tabanı için; ayıracağınız alanı planlamak açısından yararlı olacaktır.
Bunlar varsayılan ayarlardır, istenirse değiştirilebilir. Dosyanın boyutu model veri tabanının boyutundan ve 512 KB’ dan daha küçük bir değer getirilemez. Ama istenirse, arttırılabilir. PRIMARY dışında başka bir grup için o grubun, SQL Server içinde tanımlı olması gerekir. Ancak ilkinin PRIMARY içinde olması gerekir. Burada ilk oluşturulan dosya Primary File olarak adlandırılır. Zaten ilk dosyanın mutlak suretle Primary File olması gerekir. Çünkü; okumaya buradan başlar. Her bir veri tabanı; bir Primary Filegroup ve bir Primary File içerir. Primary Filegroup, veri tabanındaki tüm sistem tablolarını içerir.
Veri tabanının büyüklüğüne göre istenirse, File Name kısmından ikino bir veri tabanı yolu tanımlanabilir. Buna Secondary File denir Secondary File yolunun, performans açısından genellikle ikinci bir fizikse| disk üzerinde olması gerekir.
Yine alttaki kısımda bulunan Autogrowth seçeneğinin yanındaki üç noktaya tıkladığımızda bize otomatik olarak ne kadar size’da büyümesi gerektiği ekranı gelir.
Dosya boyutunun ihtiyaç olduğu zaman otomatik olarak genişlemesini istiyorsak, Enable Autogrowth kutusunun doldurulması gerekir ki bu, varsayılan olarak doludur.
File Growth kısmında ise, ihtiyaç olduğunda bu büyümenin nasıl olacağı belirtilir. Eğer MB mertebesinde olmasını istiyorsak, In Megabytes seçeneğinin işaretli olması gerekir. Yüzde(%) mertebesinde olması istenirse, o zaman In Percent seçilmesi gerekir. Örneğin: Initial size 2 MB ve In Megabytes 1 olarak ayarlanabilir. Bunun anlamı; veri tabanı dolduğu zaman, otomatik olarak Initial size 1 MB olarak artacaktır. İlk artışta 2 MB değeri 3 MB olacaktır. Sonra ihtiyaç ja bu artış devam edecektir.
Peki artış nereye kadar devam eder? Bunun ayarı ise Maximum File Size kısmından yapılır. Büyümeyi; disk alanının ayarı ile sınırlamayı istiyorsak, Unrestricted File Growth seçeneği işaretlenir. Böylece büyüme, disk alanı dolana kadar devam eder. Eğer büyüme miktarına bir koymak istersek, o zaman Restricted File Growth (MB) seçerek maksimum limit belirlenebilir.
Aynı ayarlar Transaction Log dosyası için de yapılabilir. Tavsiye Wen dosya boyuutu; esas dosyanın %10- %15 arasında olmasıdır. Bu dosyasıdır. Özellikle Transaction işlemlerinde çok büyük önems taşır.
İşlemi tamamlamak için OK butonuna basılır. Bunun sonucunda ases klasörü altında veri tabanımız oluşur.
VERİ TABANI ÖZELLİKLERİ ve DEĞİŞİKLİK:
Bir Veri tabanı oluşturduktan sonra, veri tabanı seçeneklerinde değişiklik yapabiliriz. Bu değişikliği SQL Server Management Studio, Transact Komutlarından ALTER DATABASE veya sp dboption stored Jure’ü ile yapabiliriz. ALTER DATABASE komutunu.kullanırken. Master veri tabanı aktif olmalıdır.
Bir Veri tabanındaki özellikleri öğrenmek için sp_helpdb stored procedure’ünü kullanabiliriz. Bu, tüm veri tabanları hakkında bilgi edinmek içindir. Eğer sadece, belli bir veri tabanı hakkında bilgi edinmek istersek o zaman, o veri tabanının adını da belirtmemiz gerekir. Ayrıca tabanında kullanılan alan ve boş alan miktarlarını öğrenmek için, spaceused_stored procedure’ünü kullanabiliriz.
SQL Server Query Editor içinden DBCC SQLPERF(LOGSPACE) kullanılarak, Transaction Log dosyasının boyutu ve nekadarının kullanıldığını öğrenebiliriz.
dbcc sglperf(logspace)
_
Her zaman SQL Server Management Studio gibi grafiksel araçları kulanarak Transact-SQL ifadelerini çalıştıramayız. Örnek; zamanlanmış toplu scriptler gibi otomatik kurulumlar.
İşte bu tür işlemleri komut satırından yapmak için geliştirilen yönetim aracına SQLCMD denir. Aynı zamanda diğer Transact- SQL ifadelerini çalıştırmak için de kullanabiliriz. Komut satırından sorgulamalar için harcayacağımız süre, her zaman grafiksel yönetim araçlarına göre daha
kısadır
SQ LCMD; bağlantıda OLE DB yapısını kullanır. Önceki sürümler ODBC veya DB kütüphanesini Kullanırdı.
SOL Server 2005, önceki sürümlerde kullanılan osql komut satırı aracını desteklemesine rağmen, ileriki sürümlerde kullanılmayacağından dolayı tercihinizin sqlcmd olması gerekir.
Eski osql yapısının geliştirilmiş hali olması ile beraber, Server’a anarak problem çözümüne destek veren DAC(Dedicated administrator Connection) yapısına da destek vermektedir.
Kullanılan yaygın komutları listeleyecek olursak;
GO (sayı) : Her ifadeden sonra çalıştırmak için kullanılması gereken komuttur. Eğer bir toplu komut uygulanacak ise [sayı] parametresi ile kaç komut çalıştırılacağı ayarlanabilir. Varsayılan komut çalıştırma değeri 1’dir.
RESET : Cache içinde bulunan ifadenin, Cache’den silinmesini sağlar.
QUIT : Sqlcmd komut alanından çıkmak için kullanılır.
| :r dosyaadı | Dosya içeriğini ifade olarak değerlendirmek için okur. |
| :ServerList | Ağ üzerinde çalışan tüm SQL Server bilgisayarlarının listesini verir. |
| :List | Cache içindeki ifadenin içeriğini gösterir. |
| :Connect server adı[\instance][timeout] [kullanıcıad][şifre] | Bir Server’a bağlanmak için kullanılan komuttur. |
| :On Error[exit|ignore] | Komutun çalışması sırasında meydana gelecek hatanın sonucunda; davranışın ne olacağını belirleyen komuttur. Exit parametresi kullanılırsa hata olduğu zaman komut satırından çıkar, ignore parametresinde ise hata olunta hata mesajını gösterir, ancak kalan kodları çalıştırmaya devam eder. |
| :SetVar değişken adı | Bir*”skffpt oluşturulurken, kullanılacak özel değişkenleri belirlemek için kullanılır. |
| :Help | Tüm komutlar hakkında bilgi almak için kullanılır. |
| Kullanılan vardımcı seçenekler:-?: sqlcmd seçenekleri hakkında kısa yazılım yardım bilgisi verir. xL: Ağ üzerinde bulunan Server bilgisayarlarının listesini verir. Eğer opsiyonel olarak C kullanılırsa, liste başlıksız olur. -E: Bu seçenek ise Windows Authentication güvenlik sisteminde | kullanılmalıdır | |
Bilgisayar Verileri Nasıl işler?
Bu derste,bilgisayarın düşünme biçimini verileri nasıl işlediğini bulacaksınız. Ve bilgisayarların düşünmek için daha fazla çaba harcadıklarına şahit olacaksınız.
1-Veri İşleme
Veri işleme, bilgisayarın düşünme biçimidir. Hesaplamalar, karşılaştırmalar, işlemler, kararlar gibi adımların tamamı bu düşünme mekanizmasının birer parçasıdırlar.
İnsanlar da verileri işlerler. Bir şeyleri görerek, dokunarak, koklayarak, tadarak, hissederek ve duyarak . Tüm bunlar,
insanın veriyi işlemesi için birer giriştirler. Ve neticede kararını vererek bir sonuç üretirler.
Fakat bilgisayarın düşünmesi, verileri işlemesi bundan farklıdır. Ve daha zor bir yöntemdir. Bununla beraber çok hızlıdır. Çünkü bir anda sadece bir işlem yapabilir. Bir anda sadece bir karar verebilir. Bu kararlar o kadar hızlı verilir ki sanki hazır bir cevabı karşımızda bulmuş gibi oluruz. İşin temeline inildiğinde küçük bir işlem için sayısız aşamalarda geçildiğini görürüz. Büyük prosedürler küçük parçalara bölünmek suretiyle milyonlarca kez aynı işlemler tekrarlanarak ancak sonuca ulaşılır.
Bilgisayar ortamındaki her şey sayılar ile temsil edilir. Buna tamsayılar, kayan sayılar, ondalıklı sayılar, karakterler, komutlar, değişkenler,semboller, resimler, sesler ve filmler dahildir.
Sayısal veri nedir?
Tüm modern bilgisayar sayısaldırlar. Sayısal olarak düşünürler, sayısal olarak karar verirler ve sayısal olarak sonuç üretirler. Tüm bu mekanizmaların temeli 1 ve 0 dır. Açık yada kapalıdır. Bilgisayardaki tüm işlemler 1 ve 0 kullanılarak gerçekleştirilir. Bu temel girişten sonra artık bilgisayarın iki temel pozisyonundan söz edebiliriz. Bunlardan birisi açık(on) diğeri ise kapalıdır(off). Devreleri açıp kapama işlerini transistörler yaparlar.
Anahtarların durumuna göre her bir pozisyona bir bit denilmektedir. Örneğin elektronik bir anahtarın açık olması 1, kapalı olması da 0 değerine karşılık gelmektedir.
Daha basit olarak bir elektrik devresini düşünebiliriz. Bu devrede bir akü, bir anahtar ve bir de lamba bulunmaktadır.
-Lambanın yanması için anahtarın açık olması gerekir. Bu durumda devre tamamlanacak ve lamba yanacaktır. Üretilen sonuç
1 dir. Buradaki açık kavramı akımın geçişine izin verilmiş olması devrenin tamamlanması demektir. Eğer bu kavramı sade anahtarın duruşuna göre değerlendirirseniz işlemin tersini anlarsınız ki bu yanlıştır.
Bunun yanında anahtar kapalı olsa, devre tamamlanamayacağı için lamba yanmayacaktır. Üretilen sonuç 0 dır.
Buradaki kapalı kavramı sizi yanıltmasın. Kapalı demek geçit olmaması demektir, akımın geçmemesi demektir. Örn klavyeden A harfine bastığımızda bunun işlemci tarafından algılanması ile nasıl bir sonuç ortaya çıkacaktır.
Merhaba,
Betsson’un bir çok sefer olduğu gibi yine web adresi engellenmiş.Bettson devamlı adres değişikliğini numara üstüne yapıyor.
Aşağıdaki adresden bets10 a girebilirsiniz.Sistemde devamlı bir numara atlatarak çalıştığını gösteriyor.
Betson Giriş Buradan .
İnternetin günümüz insanının hayatında ne denli önemli bir araç olduğunu artık biliyoruz. Bu bilinci önce kendimiz benimsedikten sonra kendi çocuklarımızı da aynı doğrultuda şuurlandırmaliyiz. İnternet bir hazine olduğu kadar aynı zamanda her türlü ahlaksızlığın ve insan fıtratına aykırı içeriğin bulunduğu bir ortamdır da. Dolayısıyla yarınımızı emanet edeceğimiz ve geleceğimizin yegâne mirasçıları olan çocuklarımızı öncellikle internet kullanımı hususunda ciddi bir biçimde bilgilendirmemiz gerekir. Çocuğun internette araştırma yapması, ödevlerini bulması ve kendisini etkileyen değişik bilgi kaynaklarına ulaşması kişisel gelişimi yanında düşünme gelişimini de olumlu bir biçimde etkileyecektir. Bunun yanında çocuğun düşünme biçiminden yetişme biçimine kadar gelişimini olumsuz yönde etkileyecek etkenler de az değildir. Dolayısıyla internet kullanımı kesinlikle ebeveynlerin kontrolü altında olmalıdır. Ta ki çocuk gerekli kullanım kültürünü sağlam ve doğru olarak alsın ve internetin diğer yüzünü de öğrensin ve ona göre bir strateji geliştirsin. Gerek bilgisayarı ve gerekse interneti sadece çocuklarımızı başımızdan defetmek ve rahat bir biçimde televizyon seyretmek için görmemeliyiz. Çocuk bilgisayarı kullanırken onunla irtibatımızı kesmemeliyiz. Çocuğun girebileceği siteleri bulmasında yardımcı olmalı ve zararlı içerik ile karşılaşmaması için gerekli önemli önceden almalıyız. Ya zararlı içeriği filtreleyecek bir program kurmalı yada bizzat gerekli kullanım kültürünü edinene kadar ve internetin zararlı içeriğinden haberdar olana kadar onunla ciddi bir biçimde ilgilenmeliyiz.
İnternetin günümüz insanının hayatında ne denli önemli bir araç olduğunu artık biliyoruz. Bu bilinci önce kendimiz benimsedikten sonra kendi çocuklarımızı da aynı doğrultuda şuurlandırmaliyiz. İnternet bir hazine olduğu kadar aynı zamanda her türlü ahlaksızlığın ve insan fıtratına aykırı içeriğin bulunduğu bir ortamdır da. Dolayısıyla yarınımızı emanet edeceğimiz ve geleceğimizin yegâne mirasçıları olan çocuklarımızı öncellikle internet kullanımı hususunda ciddi bir biçimde bilgilendirmemiz gerekir. Çocuğun internette araştırma yapması, ödevlerini bulması ve kendisini etkileyen değişik bilgi kaynaklarına ulaşması kişisel gelişimi yanında düşünme gelişimini de olumlu bir biçimde etkileyecektir. Bunun yanında çocuğun düşünme biçiminden yetişme biçimine kadar gelişimini olumsuz yönde etkileyecek etkenler de az değildir. Dolayısıyla internet kullanımı kesinlikle ebeveynlerin kontrolü altında olmalıdır. Ta ki çocuk gerekli kullanım kültürünü sağlam ve doğru olarak alsın ve internetin diğer yüzünü de öğrensin ve ona göre bir strateji geliştirsin.
Gerek bilgisayarı ve gerekse interneti sadece çocuklarımızı başımızdan defetmek ve rahat bir biçimde televizyon seyretmek için görmemeliyiz. Çocuk bilgisayarı kullanırken onunla irtibatımızı kesmemeliyiz. Çocuğun girebileceği siteleri bulmasında yardımcı olmalı ve zararlı içerik ile karşılaşmaması için gerekli önemli önceden almalıyız. Ya zararlı içeriği filtreleyecek bir program kurmalı yada bizzat gerekli kullanım kültürünü edinene kadar ve internetin zararlı içeriğinden haberdar olana kadar onunla ciddi bir biçimde ilgilenmeliyiz.>
Bilgisayar Nedir?
Bilgisayar, elektronik bir aygıt olup bir programdaki komutları işler. Bir bilgisayarın dört temel fonksiyonu bulunmaktadır. Bilgisayar bunları kullanarak dışarıdan veri alır, alınan veriyi işler, işlenen verilere ait çıkışı üretir ve sonuçları saklar. Bunlann tamamını birleştirerek yeni bir tanımı şöyle yapabiliriz:
Bilgisayarlar; kullanıcıdan, çevre cihazlarından ve içerisindeki programlar vasıtasıyla kendisine verilen verileri alıp işleyebilen, mantıksal sonuçlar üreten, aritmetik işlemleri yapabilen, işlediği verileri kaydedebilen ve istenildiğinde ilgili verilere tekrar ulaşabilen, donanım ve yazılım İkilisi ile çalışan elektronik makinelerdir.
Bilgisayarlar tıpkı bir fabrika gibi kendisine verilen ham madde biçimindeki verileri işleyerek bir sonuç üretir. Üretilen bu sonuçlar girişe bağlı olarak ve istenilen amaca uygun bir biçimde
Bir bilgisayarı faydalı kılan nedir?
Bilgisayarların hızlı olmaları, güvenli olmaları ve büyük miktardaki verileri saklamalan açısından büyük fayda sağlamaktadırlar.
Bilgisayarlar hızlıdırlar, saniyede milyonlarca işlem yapabilirler, yorulmazlar, hatasız işlem yaparlar, sonuçları saklarlar fakat düşünemezler. Kendisine verilen programın öngördüğü adımlar çerçevesinde hızlıca sonuca ulaşırlar.
1-Bilgisayarın tarihi gelişimi
İlk hesap tabanlı makineyi 1642 yılında Blasi^ Pascal buldu. Bu makinedeki ilke uzun süre korunduktan sonra teknik gelişmelere bağlı olarak yeni makineler ütfİSÎildi. Daha sonra delikli kartlar ile devam eden bu serüven 1931 yılında Avrupa"da bu tür makinelerin üretimine geçildi.
1937 yılında, Harvard üniversitesinden Howard-Aiken ilk otomatik hesap makinesi (MARK-I), 1943 yılında Pennsylvania Üniversitesinden J. P.Erkert"ın ilk işlevsel bilgisayar olan 30 ton ağırlığındaki ve saniyede 5.000 işlem yapan ENIAC (Electronic Numerical Integrator And Calculator)"! yaptı.
ENIAC, 30 ton ağırlığında; 9x15 metrelik bir odayı doldurmaktaydı. ENIAC, yalnızca 80 karaktere eş veri saklayabiliyordu.
ENIAC"ı çalıştırmak için 6000 adet fiş kullanılıyordu.
1971 yılında intel firması 4004 isimli ilk mikroişlemclyi üretti. 4 bitlik olan bu işlemcinin tüm bileşenleri kendi üzerinde idi.
Ardında 1972 yılında 8 bitlik 8008 işlemcisini ve 1974 yılında ise 8080 işlemcisini üretti. Bu intel"in ilk genel amaçlı
mikroişlemcisi idi.
Bilgisayarların sürekli yeni buluşlara bağlı olarak hem hacim olarak hem de teknolojik olarak gelişmesi kuşak kavramının
kullanılmasına neden oldu.
❖ Dolayısıyla birinci kuşak bilgisayarlar 1945-1955 yılları arasında gelişimini tamamladı. Bu dönemdeki bilgisayarlarda; Vakum tüpleri, tek bitli işlemciler kullanıldı(Örneğin: ENIAC ve IBM 70 gibi) Bu dönemde Assembly dili kullanıldı.
❖ İkinci kuşak bilgisayarlar ise 1955-1965 yılları arasında gelişimini tamamladı. . Bu dönemdeki bilgisayarlarda; transistörler, temel hafıza birimleri, giriş/çıkış kanalları kullanıldı. Bu dönemde Cobol, Algol ve Fortran dilleri kullanıldı.
❖ Üçüncü kuşak bilgisayarlar ise 1965-1980 yılları arasında gelişimini tamamladı. Bu dönemdeki bilgisayarlarda Entegre devreler kullanıldı. Dolayısıyla hacimleri küçülen bilgisayar bu devirde ortaya çıktı. Aynı dönemde Pascal ve C programlama dilleri kullanıldı.
❖ Dördüncü kuşak bilgisayarlar ise 1980-1990 yılları arasında gelişimlerini tamamladılar. Bu dönemde çok geniş ölçekli entegre işlemciler üretildi.